Denizyolu Taşımacılığı

2 Comments

Uluslararası Lojistik bütün hızıyla gelişimini sürdürürken mal hareketinin hızlı, güvenilir ve en uygun maliyetlerle sağlanması rekabet edilebilirliği en fazla etkileyen unsurlar olarak karşımıza çıkıyor. Önceki bir yazımda değindiğim gibi lojistik maliyet kalemlerinin en fazla orana sahip olduğu nokta malın taşınma aşaması. İşte tam da bu nokta da uygun maliyetlerle ve uzun mesafelerde taşımacılık yaparken en çok tercih edilen mod; denizyolu taşımacılığı olarak karşımıza çıkıyor. Genel anlamda Layner ve Tramp Taşımacılık olarak ikiye ayırabileceğimiz denizyolunda ise günümüzde en çok Konteyner Taşımacılığı yapılmakta.

Biraz daha derinlemesine incelediğimizde Denizyolu taşımacılığının tarihini vikinglere kadar uzatabiliriz lakin o kadar derine inmeden 1500 yılında Avrupa’da başlayan posta taşımacılığını ve daha sonraki gelişmeleri baz almamız mümkün. Denizyolu taşımacılığının geliştiği ilk zamanlara baktığımızda yükler gemilerin içindeki hangarlarda parça parça ya da çuvallarla taşınırdı. Tabi ki bu durum yükleme boşaltma işlemlerinin  gereğinden uzun sürmesine neden olmaktaydı. 1930′lu yıllara gelindiğinde ise Malcolm  McLean bu yöntemin yerine yükleri önce bir araca yükleyip taşımayı denemiş, daha sonra da aracın gemi içerisinde fazla yer kaplamasından ötürü; önce yükleri çekicisi olmadan sadece trailerlere yükleyerek tek seferde daha fazla yük taşınabileceğini farkettikten sonra da trailerin yapısında bazı değişikliklere gitme fikrinden hareketle bu gün taşımacılıkta sıkça kullandığımız Konteyneri bulmuştur..

İlk konteyner taşıması ise 1956 yılında 58 konteynerlik bir gemiyle yapılarak tarihe geçmiştir. Bu günden sonra dünya ticaretinde yaşanan artışla beraber denizyolu taşımacılığı uygun maliyeti sebebiyle tercih edilir olmuştur. Günümüzde ise 8.000-10.000 TEU kapasiteli konteyner gemileri uluslararası sularda taşımacılık yapmaktadır.

Denizyolu Taşımacılığı Türleri

Denizyoluyla taşıma yapmak demiryoluna göre 3.5, karayoluna göre 7 ve havayoluna göre 22 kat daha ucuzdur. Bu sebepten ötürü denizyolunda farklı şekillerde taşımacılık yapılmaktadır.

Bunlardan ilki Tramp Taşımacılık. Yük olan iki liman arasında yapılan ve belirli bir tarih ya da zamanı olmayan bu taşımacılık da  esas olan yükün varlığıdır. Yer altı madenleri, ham petrol, kereste, kömür gibi taşınırken geminin tamamını ya da büyük bir kısmını dolduran maddelerin tek seferde taşınması için kullanılan bir taşıma şeklidir. Taşımanın gerçekleşmesi yükün varlığına bağlı olduğu için Tramp Taşımacılık da belirli bir navlundan bahsetmek kolay değildir. Bu nedenle armatörler gemilerini yük olma ihtimalinin daha çok olduğu alanlara yöneltmek isterler.

Bir diğeri ise Layner Taşımacılık. Tramp taşımacılığın aksine yükün değil hizmetin esas olduğu bu türde gemilerin kalkış varış ve aktarma limanları önceden belirlenmiştir. Gemiler bu limanlara önceden belirlenen tarihlerde uğrar ve yükleme boşaltma işlemlerini gerçekleştirir. Bu taşımacılık tarife esaslı olduğundan malını taşıtacaklar planlamalarını bu duruma göre önceden yapar ve geminin limana geldiği tarihte yüklerini taşıyıcı firmaya vererek gideceği yere malının ulaşmasını sağlarlar. Layner taşımacılığın en güzel örneği konteyner ve Ro-Ro taşımalarıdır. Konteyner taşımacılığı daha geniş ve ayrıntılı bir konu olduğundan başka bir yazımda bu konuyu derinlemesine inceleyeceğim.

Tramp Taşımacılıkta Sıkça Kullanılan Dökme Yük Gemisi

Dünyanın en Büyük Konteyner Gemisi Emma Maersk

 

 

 

 

 

Denizyolu Taşımacılığında Yer Alan Aktörler

Denizyolu taşımacılığı sektörünü irdelerken içerisinde yer alan bütün hizmet sağlayıcıları geniş bir bakış açısıyla değerlendirmeliyiz. Limanlar, gemiler, taşıyıcı firmalar, armatörler, brokerlar, freight forwarderlar, lojistik firmaları, liman işleticileri, limanlarda hizmet veren diğer kuruluşlar, ve hizmetin içerisinde yer alan her unsuru ayrı ayrı değerlendirerek bu modu kavrayabiliriz. Aksi takdirde bir şeyleri eksik bıraktığımızda denizyolunu tam anlamıyla kavrayamayız. Günümüzde uluslararası ticarete konu olan malların yarısından çoğunun denizyoluyla taşınması bu modun ne denli önemli olduğunun bir kanıtıdır.

Önümüzdeki yıllarda dünya ticareti hızlı bir şekilde artmaya devam edecek. Bu da mal hareketinin daha fazla ve daha hızlı bir şekilde yapılması gerektiği anlamına geliyor. Peki bu gelişmeler ışığında artan rekabet ortamında firmaların varlıklarını devam ettirebilmelerinin en doğru yolu ne olacak onu zaman gösterecek. Ama biz Lojistikçiler olarak kendi adımıza rekabetin; sürekliliği kesintisiz bir şekilde sağlamak olduğunun bilincinde olmalıyız. Firmalar birbirleriyle rekabet halindeyken arka planda verilen lojistik hizmetin kusursuzluğuna sırtını dayayan ve bu hizmeti doğru bir şekilde veren firmalar varlıklarını devam ettirebilecekler.

CNBC-E Business’ a göre gelecekte denizyolu taşımacılığı ve ölçek ekonomiler  büyük bir artış gösterecek. Ve bu durum kaçınılmaz firma birleşmelerine de sebep olacak. Rekabetin kızıştığı bu ortamda Denizyolu Taşımacılığına bu günden yapılacak olan her türlü yatırım hem ülkeleri hem de bu ülkelerde yerleşik firmaları küresel ticarette her zaman bir adım öne taşıyacaktır.