Lojistik, Yeşil Lojistik

Lojistikte Yeşil Çözümler

Bir önceki yazımda Lojistikte farkındalık oluşturmak ve daha yaşanabilir bir dünya kurmak adına yapılan ve yapılması gereken ‘Yeşil Lojistik’ faaliyetlerine şirketler tarafından ne derece önem verildiği üzerinde durmuştum. Bu konuda yatırım yapan, imkanları dahilinde uğraş veren şirketlerin gereken önemi görmediğini, ve bu durumun rekabet edilebilirliği onlar açısından olumsuz etkilediğini açıklamaya çalışmıştım.

Şimdi sıra bu firmaların Yeşil Bir Lojistik süreç için yaptıklarını, Dünya üzerindeki örneklerini, yeşil lojistik uygulamalarının neler olduğunu, incelemeye ve dilim döndüğünce sizlere aktarmaya geldi.

Yeşil Tedarik Zinciri Yönetimi

Lojistik hizmet sunum süreci içerisinde yeşil faaliyetleri iki ayrı kategoriye ayırmanın konuyu anlaşılabilir kılmak için yeterli olacağını düşünüyorum. Birinci nokta malın taşınması aşamasında gerçekleşen süreçte yapılan iyileştirmeler, ikincisi ise diğer alanlardaki yapılan çevre dostu uygulamalar olarak sayılabilir. Yapmış olduğum bu ayırım teknik anlamda yetersiz gibi gözükse de konuyu basit bir şekilde açıklayabilmek için doğru olacağını düşünüyorum. Zaten Lojistik iş süreçleri içerisinde çevreye en çok zararı malın taşınması aşamasında veriyoruz.

Taşıma işlemi sırasında kullandığımız araçların çevreye etkisi şüphe götürmez bir gerçek. Modlara göre kullandığımız taşıtların çevreye etkisi değişebilmekle birlikte; sıfır zarar veren bir taşıma şeklinden malesef bahsedemiyoruz. Bu nokta da karşımıza çıkan en güzel yol ise kullandığımız bu taşıtları çevreye daha az zarar verecek şekilde geliştirmek ve karbondioksit salınımını en aza  indirgeyecek önlemler almak.

 

yeşil lojistik 3

Dünya genelinde gerçekleştirilen taşıma faaliyetlerinde Karayolu Taşımacılığı oran olarak en fazla kullanılan ve yine en az çevreci olan taşıma şekli.
Ülkemizde de uluslararası taşımacılığın yarısına yakını karayolu ile yapılıyor, bu durum da haliyle sektör olarak çevreye ne denli zarar verdiğimizin bir göstergesi. Denizyolu ve Demiryolunda karaya göre ton/yük  bazında daha az karbondioksit salınımı olsa da yine de belli oranlarda çevreye zarar vermekten geri değiller. Daha çevreci olmak adına, doğaya en az zarar verecek taşıma şekillerinin kulanımını arttırmanın yanında kombine taşımacılığı da efektif bir şekilde kullanmak ve lojistik operasyon sürecinin her safhasında iyileştirmeler yapmak, üzerinde yaşadığımız yer küreyi daha yaşanılabilir bir hale getirecektir.

Yeşil Uygulamalar

Yukarıda da bahsettiğim gibi başta nakliye olmak üzere lojistiğin her alanında çevreye verdiğimiz olumsuz bir etkiden bahsedebiliriz. Bu arada yanlış anlaşılmasın; sadece Lojistik Sektörü olarak değil, her sektörün bir olumsuz etkisi var. Her sektör kendi içerisinde dünyaya verdiği zararı araştırmalı ve bunu minimize etmek için çalışmalar yapmalıdır. Burada benim bahsettiğim içerisinde bulunduğum Lojistik Sektörüdür.

yeşil kamyonYeşil Lojistik denince akla ilk gelen kamyonlar, tırlar olsa da bütün sorumluluğu onlara yüklemenin doğru olmadığını söylemiştim. Yine de konuya buradan başlamakta yarar var. Uluslararası taşımalarda kullandığımız araçlardaki teknoloji gün geçtikçe ilerlese de eski ve çevreci olmayan taşıtların sayısı hala oldukça fazla. Bu taşıtlar yaşadığımız Dünya’ya cüretkar bir karbondioksit salınımı gerçekleştiriyorlar. Bunun bilincinde olan şirketlerin yapmış olduğu uygulama ilk olarak bu araçları çevreci olanlarla değiştirmek. Günümüzde kullanılan en çevreci motorlar EURO-5 normlarına göre üretilenler olsa da bu alanda da gelişmeler devamlı olarak sürmekte. Yapılan bu iyileştirmeler aynı zamanda motorların daha az yakıt tüketmesini sağlayarakta bir anlamda firmaların karlılıklarını olumlu şekilde etkiliyor. Sadece araçları değiştirmekte yeterli değil. Aynı zaman da sürücülere verilen eko sürüş eğitimleri de araçların en verimli şekilde  kullanılmasını sağlamanın bir başka yolu.

Yine de bu zararı sıfıra indiremediğinin farkında olan firmalar farklı uygulamalarda yapmıyor değil. Bunun en güzel örneklerinden biri de Borusan Lojistik’in Avrupaya yaptığı her kara taşıması için bir fidan ekme kampanyası. Dünya’da bıraktıkları KARBON AYAK İZİNİN bilincinde olup, böyle uygulamalar yapan şirketleri de konu Yeşil Lojistik olunca ayrı bir yere koymak gerek diye düşünüyorum.

yeşil lojistik

Diğer taşıma şekillerine baktığımızda ise Deniz Taşımacılığında kullanılan gemilerin de modern bir teknolojiyle üretilmesi, tek seferde daha fazla kapasiteyle taşımanın gerçekleştirilmesini bu noktada sayabiliriz. Hava taşımacılığının da maliyetli bir taşıma şekli olmasından ötürü benzer uygulamalar ve teknolojik gelişmeler devamlı olarak ilerlediğinden şartlar Havayolunu’da git gide çevreci bir ulaşım moduna dönüştürüyor, sonuçta ne kadar az yakıt harcanırsa firmalar da o denli karlı oluyor. Söylediğim gibi tüm bu uygulamalar çevreci olmanın yanında daha az yakıt tüketimi sağladığı için maliyetleri de indirerek aynı zaman da karlılığı da hatırı sayılır miktarda arttırıyor.

Lojistik süreçte taşımanın dışında verilen hizmetlerde de çevreci uygulamalar bulunmakta. Depolarda kullanılan elektirik, su ve doğalgazında daha ekonomik tüketilmesi adına yapılan uygulamaları bu aşamada sayabiliriz. Her ne kadar tam anlamıyla çevreci bir depo yapabilmek inşa aşamasında mümkün olsada daha sonradan yapılan eklemelerle de depolarımızı çevreci hale getirebilmemiz mümkün.
Kullanılan elektriğin bir kısmının güneş enerjisiyle elde edilmesi, deponun gün ışığını daha fazla kullanabileceğimiz bir şekilde tasarlanması, depo içinde gereksiz elektrik kullanımını engellemek için; ışıkların harekete duyarlı sensörlerle donatılması, depo içinde ve dışında kullanılan araç ve ekipmanların karbon türevleri yakıtlar yerine elektrik ile çalışan araçların tercih edilmesini saymak mümkün.
Aynı zamanda depo içi ısıtma ve soğutma içinde rüzgar, güneş enerjisi, jeotermal enerji gibi alternatif kaynakların kullanılması da bu alanda sayabileceğimiz uygulamalardan.

yeşil depo

Tüm bunların yanında Kombine ve İntermodal Taşımacılığın devletler ve uluslararası örgütler tarafından da özendirilmesi, Dünya genelinde Karayolu’na olan bağımlılığın azaltılması ve buraya yığılan yük hacminin Demiryoluna kaydırılması da ilerleyen süreçte daha yeşil bir tedarik zinciri yönetimi açısından bir gereklilik olarak karşımıza çıkıyor.

 

Bunları da Beğenebilirsin

4 Comments

  1. 1

    Emre bey yazılarınız gerçekten büyük bir istekle takip ediyorum bende tam lojistik olmasa da nakliye alanında bir çalışanım bu yüzden konuya biraz daha yakın olmak adına sizi sürekli takip edenlerdenim bu yazmış olduğunuz yazınız da en beğendiğim yazılarınızdan birtanesi. Gerçekten tebrikler…

  2. 4

    Bu konuda gerçekten çok araştırma yaptım bu konuya sizin kadar ayrıntılı ve kesin bilgiler veren çözüm üreten verilen bilgiler doğrultusun da ilerlendiğin de faydası mutlak olacak yazılardan bir tanesi lojistik alanın da diğer konulardaki yazılarınızı da okumuştum başarılarınızın devamını dilerim

Bir cevap yazın

Merak Etmeyin Mail Adresiniz Yayınlanmayacak (Zorunlu Alanlar)*

Gerekli Alanlar HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>