Lisede çok sevdiğimiz bir ingilizce öğretmenimiz vardı. Öss’ye hazırlanıyoruz diye ders işlemez, sınava çalışın diye boş bırakırdı. Bizi ve kendini savunurkende: “Türkiye’de eğitim sistemi yanlış, suç sizin değil sistemin” diyerekte savunmamızı yapardı. O zamanlar sisteme çamur atmak şimdikinden daha moda, ama alternatif sunmak yerine eleştirmek de hep daha kolaydı.
İnsan üniversiteye gelince bunun değişeceğine inanıyor ama malesef bu umutlar da boşa çıkıyor genelde. Tıp, hukuk, ve bazı mühendislik bölümlerinde her kelimenin önemi çok büyük, bunu da niye öğreniyoruz diyemiyor insan. Ama bir çok bölümde malesef teoriğe o kadar boğuluyoruz ki, mezun olup uygulamaya geçince sudan çıkmış balığa dönüyor insan. Sayısal ağırlıklı bölümlerde bu durum bir nebze olsun kabul edilebiliyor ama sosyal bilimlerde ve uygulamanın eğitiminden çok farklı olduğu alanlarda bu durum kabul edilemez bir hal alıyor. Malesef Bizim Lojistik bölümlerinde de durum bu şekilde.
Türkiye’de Lojistik Eğitimi
En son baktığımda üniversitelerde 16 lisans, 51 tane de önlisans olmak üzere 70’e yakın yerde lojistik bölümü mevcuttu. Bir kaç yıl öncesinde sanırım bu sayı 10’u geçmezken birden bire her yerde lojistik eğitimi verilen bölümler açılmaya başladı. Bölümler açıldı açılmasına da; dersler, derslerin içerikleri en önemlisi de bu dersleri hakkıyla verebilecek öğretim elemanları aynı hızla yerini alamadı malesef. Bir çok okulun ders programı bile önceden açılmış bölümlerden kopyala yapıştır yapılarak oluşturuldu.
Hal Böyle olunca çoğu üniversitede ki lojistik bölümleri tabela okulu olmaktan öteye geçemedi ve verilen eğitimin yetersiz oluşu büyük umutlarla bu bölümü tercih eden öğrencileri de donanımsız bir şekilde hayata savurdu. Yavaş yavaş durum değişmeye başlasa da yine bir çok okulda durum bu şekilde. Sadece bölüm açmış olmak için yapılan bu hareket oldukça fazla olumsuz sonuçlar doğurdu.
Kimi zaman yazdıklarım bazılarını rahatsız edebiliyor. Sanırım bu da rahatsız edebilir. Ya da kardeşim sen kime yazıyosun niye yazıyosun diyen de olabilir. Ben her ay aldığım onca maile istinaden yazma gereği hissediyorum bu yazıyı. Bir çok lojistik ya da benzer bölümde okuyan öğrenci arkadaşlarımdan konuyla alakalı o kadar çok mail alıyorum ki. Hepsi bir sitemin ardından bana teşekkür ediyor. Kendi bildiğimce yazdıklarımın onlara faydasının dokunması beni sevindirirken bir yandan da üzülüyorum neden bu kadar eksik bir eğitim alıyorlar diye.
Tercih döneminde en çok merak edilen soruların başında geliyor; “Lojistik bölümünü nerde okumalıyım?” sorusu. Cevabı bende değil okulların sitelerinde yazıyor aslında. Eğer bir bölümü tercih edecekseniz sadece lojistik için değil her bölüm için geçerli; açın okulun sitesini bölüm derslerine bir bakın ne kadarı bölümle ilgili. Sonra açın eğitim veren hocaları araştırın. Kim nereden mezun olmuş bir bakın. İşletme mezunu lojistik dersi veremez mi? tabi ki verir. Ama öncesinde bir deneyim ya da bir eğitim aramak lazım. Malesef sektörümüzde eğitim veren hocalarımın bir kısmı öğrencilere yeterli anlamda lojistikle alakalı bilgi veremiyorlar.
Lojistik Bölüm Dersleri
Suçu hep başkalarına atmak doğru değil elbette. İyi bir eğitim almak sağlam kaynaklara ve düzgün ders içeriklerine sahip olmadan asla mümkün değil. Okullarda verilen derslerin isimlerine bakınca kulağa güzel geliyor ama; anlatılanlar çoğu zaman içeriği ve olması gerekeni karşılayamıyor.
40’lık konteynerin hacmini bilmeyen, semi trailer ne kadar yük alır bilgisi olmayan öğrenciye, vogel yöntemiyle iç nakliye organizasyonu
yaptırmanın bir mantığı yok. Tırın lastiği bilmem ne şartlar altında ne kadar dayanır, kaç km yol gidebilir yerine, içine nasıl yükleme yapılır”ı öğretmedikten sonra lojistik bölümü açmanın ve insanları oraya doldurmanın da bir anlamı yok.
Evet teorik bilgiye elbette ihtiyacımız var. Ama öncesinde gerekli olanı öğretmek lazım. Konşimentoyu eline almayan öğrenciye 8 numaralı kısımda ne yazması gerekir diye sormak, ezberci mantığı devam ettirmek sektörün isteklerine cevap verebilecek bir anlayıştan çok uzak.
Yazdıklarım acı olsa da gerçek. Söylediklerim sadece benim sözlerim değil, sektörde çalışanların, yöneticilerin de sözleri. Derslere sektörden hocaların geldiği okullarda öğrenciler daha donanımlı olarak yetişebiliyor. Ama yurdumun her köşesinde lojistik sektörü gelişmemişken, lojistik bölümü açılınca herkes bu anlamda şanslı olamıyor.
Peki umutsuzluğa mı düşeceğiz? Asla!!! Herkesin elinin altında internet var. Facebook’ta geçireceğimiz zamanı; firmaların sitelerine girerek, sektörel haber sitelerinde dolaşarak geçirirsek hiç olmazsa bir şeyler aklımızda oluşacaktır. Yapılan seminerlere katılarak sektörel tecrübesi olan kişilerin bu birikimlerinde de faydalanabiliriz. Yani olanaklar kısıtlı olsa bile bizimde yapabileceğimiz şeyler var. EĞİTİM gibi kutsal bir şeyin önüne kapitalist SEKTÖR kelimesini getirerek zaten yozlaştırmaya başladığımız bu işi umarım daha ciddi ve hak ettiği bir şekilde yapmaya başlarız.






Emre
Her ne kadar kaliteli okul, kaliteli program ve deneyimli öğretim görevlileri de olsa, okulun staja, uygulamaya verdiği önem baz alınmalı. Sonuçta lojistik sözel değil, uygulamalı olarak işlenecek bir bölüm. AÖF lojistik mezunu, 2 yıl deneyimli biri, 2 yıl sadece üniversitede okuyan birinden bir adım önde olacaktır.